VİNCENZO SPAGNOLO CİNAYETİ VOL.2

Spagnolo’nun ölümü kamuoyunda büyük yankı yarattı, tepkiler bu defa geçmişte yaşanan Fonghesi, de Falchi ve Filipini olaylarına nazaran daha ağırdı. Günlerce, haftalarca bu olay manşetlerden düşmedi. Belki insanlar artık bıkmıştı, yıllarca süren vahşet Spagnolo cinayetiyle bardağı taşıran son damla oldu. Ama tepkilerin bu denli büyümesinin esas sebebi 29 Ocak 1995 tarihinde yaşanan olayların tüm ülkenin gözü önünde cereyan etmesinin büyük rolü vardı. Ölüm haberi canlı radyodan verildi. Yayıncı kuruluş programını yarıda kesmişti. Haber kanalları Cenova’lıların Milan tribününü kuşatmasını ilk haber yapmıştı. Tüm olup bitenleri kimse görmemezlikten gelemezdi mutlaka bir reaksiyon olacağı kesindi.

Mevzuumuz İtalya’da yapılan usta habercilik değil, bu hikâye Ultraları anlatıyor. Dışarıdan bakanlara garip ve anlamsız gelebilir ama tribün kovalayanlar ne demek istediğimi gayet iyi biliyorlar. O sene İtalyan Ultraları da cevap arıyordu ama her zamanki gibi çelişkiye kapıldılar. Brigate II grubu tüm Ultra oluşumları tarafından tu kaka edildi. Fakat kapalı kapılar ardında yine de en büyük kahraman onlardı çünkü rakiplerine önemli bir ders vermişlerdi. Hatta günümüze kadar sohbetlerde sıkça anlatılan hikâyelerin başını çekiyor bu tür olaylar, maalesef.

432_20080814_111756

Ultraların temel prensiplerinden biri ise yaşananları her şeye rağmen savunup arkasında durmaktır, kılıf uydurmak değil! Fakat herkes şapkasını önüne koyup kendine şu soruyu sormalı, “Mentalita Ultras” hareketi şiddet olmadan bunca yıl ayakta kalırmıydı? Hiç denenmedi, bence kalamazdı. Zaten şimdiye kadar gruplar şiddete karşı içlerinde panzehir üretemedi çünkü 1980 yıllarında ortaya çıkan yeni nesil Ultraları dürüst çatışmalar kesmiyordu illa kan akmalıydı.
Yalnız şu gerçeği kabul etmeliyiz. Şiddet futbolun bir parçası, hiç boş yere inkâr etmeyelim bkz. Yaklaşık 28 yıl futbol oynadım yazacaklarımı oynayanlar çok iyi anlayacaklar. Sahaya çıktığınızda karşı takımı gollerle yenmek yetmiyor yerle bir etmek geliyor içinizden. Aynen böyle oluyor çünkü futbol fizik güce ve mücadeleye dayalı oyun bir savaş. Ultralar ve Holiganlar kendilerine öz ritüellerle tamamen bunu yansıtıyorlar. Lakin İtalya ve Britanya adasının tarihlerine göz atarsak iki ülkenin de futbol kültürü birbirine benziyor. 12. yüzyıl İngiltere’de ortaya çıkan Shrovetide Football ve Fiorentina ‘da 15. Yüzyılda oynanan Calcio in costume. Tabii bunlar şiddeti meşrulaştırmıyor sakın kimse yanlış anlamasın. Önceleri de bahsettiğim gibi hiçbir medeni toplumda bu denli vahim olaylar Halk arasında kabul görmez!

ge-pr 10_11 11

Spangnolo cinayeti o yıllarda büyük ilgi gördü, bütün ülkenin Ultraları bu olayla adeta özdeşleşiyorlardı. Hepsi hem fikirdi, kim Spagnolo’nun yerinde olsa aynısını yapardı. Düşmanlarının peşinden koşar tribünlerinin namusunu canlarını ortaya koyarak savunurdu. Fakat Ultra dünyasının çelişkili yanı ise madalyonun diğer yüzü. Onlar sade kurban değil bir anda katilde olabilirlerdi! Gösteriş meraklısı, hiç düşünmeden başkalarının hayatını tehlikeye sokan adrenalin bağımlı şuursuz 18 yaşında gençler. Az sayıda olsalar dahi bıçaklarına güvenerek rakip tribünlerin içine dalıp gözlerini kırpmadan insanları yaralar hatta öldürülebilirlerdi. Buna benzer olaylar herkesin başına gelebilirdi.

Spagnolo olayı öncekilerinden farklı çünkü başından sonuna kadar Ultraların kendi aralarında işlediği bir cinayet. Bu defa virane statlar bahane edilemez olayın içinde poliste yok. Kimse rokette atmadı ve tuzağa düşürülende olmadı. 29 Ocak 1995 günü Cenova’da yaşananlar baştan sonuna kadar bıçaklı Ultra trajedisi. Ama o yıllarda herkesin bıçağı vardı ve herkes farkındaydı!

Spagnolo ölümünün ertesi haftası İtalya’da yas ilan edilerek tüm spor branşlarında yapılacak müsabakalar iptal oldu. Atletizmimin de aralarında bulunması tuhaf, belki futbolu diğer sporlarla aynı seviyede tutmak istediler? Ultralar boş hafta sonunu değerlendirerek bir kongre yapmaya karar verdi. Milanlılar dışında tüm gruplar davet edildi. Toplantının sonunda katılan bütün grupların imzasını taşıyan  “Baste Lame, Baste Infami”( Bıçaklar sussun şiddet bitsin) adı altında ortak bildiri yayınlandı;

Açıklama

1. 1. Geçtiğimiz Pazar günü Vincenzo Spognolo isimli bir Cenova’lı Ultra vefat etti. Kalleşçe gerçekleşen acı olay bardağı taşıran son damla oldu. Ultraların dünyasında Ultra olmayanlara, hareketi kendi çıkarlarına kullanıp reklamlarını yapmak isteyenlere yer yok! Bu olayda da görüldü ki, o lanet kişiler defalarca uyarıldıkları halde söylenenleri ciddiye almayıp geri dönüşü olmayan vahim hatalar yaptılar. Son zamanlarda moda olan bıçaklı kavgalar, az sayıda rakiplere saldırmalar 20-2 ya da 3 ve molotofkokteyli saldırılar artık son bulmalı.

2. 2. Ey ULTRA: Tekrar lig başladığında hepimizi zor günler bekliyor. Polisin tutumu bize karşı eskisinden daha çok sert olacak çünkü yaptığımız hatalarla tüm kozları onların ellerine verdik. Bu çirkin olayın faturasını, maalesef olayla uzaktan yakından alakası olmayanlar ödeyecek. Eğer bizler Ultra felsefesini yaşam tarzımız haline getirdiysek şu saatten itibaren aklımızı başımıza toplamalıyız. Şimdiye kadar tüm olup bitenleri görmemezlikten geldik, başkalarının sorunları dedik umursamadık ama “ARTIK YETER”.

3. 3. Çözüm Yolu? Karşımıza öyle polisler çıkacak ki bu lanet mahlûklar ellerinden gelse bizleri bir kaşık suda boğmak isteyecekler. Kimseye merhamet göstermeden kalleşçe tuzaklar kurarak canımızı yakacaklar. Gelin Ultraları yok etmek isteyenlere karşı omuz omuza mücadele edelim.

Şunu kimse unutmasın, ne kadar şizofren, çılgın ve çelişkili olsa da her şeye rağmen tribünlerimiz şu yer yeryüzünde son kalan gerçek özgür dünyadır!

Toplantının sonunda yapılan açıklama medya tarafından ağır eleştirildi. Her zamanki riyakarlıkla olaya yüzeysel baktılar. Ne kadar sert olsa da, orada yazılanları ciddiye alsalardı Ultraların şiddet sorununa karşı bir çözüm reçetesi ürettiklerini göreceklerdi. Açıklamanın içindeki şifreleri çözemediler ama her şey ortadaydı fazla kafa yormalarına gerek yoktu. Gerçek taraftarla çapulcuların aynı tefe koyulmayıp ayrı tutulmasını istiyorlardı. Yalnız, karşı taraf günümüze kadar böyle iyi niyetli olduğunu göstermedi.

Aksine şiddete karşı daha sert şiddetle cevap verildi ve verilmeye devam ediliyor. 5 Şubat 1995 tarihinde yapılan toplantı herkes için büyük fırsattı ama maalesef değerlendirilmedi. Ultraların yaptıkları açıklamada vurguladıkları gibi ağır yasalar çıkararak taraftarın üzerine daha sert gelinmeye başlandı. Hâlbuki Spagnolo ölümü öncesinde her iki tarafın birbirini iyi anlaması açısından Cenova Ultraları ve polis arasında yaklaşmalar olmuştu. Fakat tüm iyi niyetli çabalar bir anda silinip kenara atıldı. Statlarda polisler çoğaldı tabii biber gazları ve copları da. Alınan sert tavırlar tartışılır ve çelişkili, açıkçası devlet-halk ilişkisini zedeliyor. Dizinin ilerleyen bölümlerinde Spagnolo ölümün ardından alınan sert önlemlerin hepsi boşa çıktığını ve olayların iki kat daha arttığını yazacağız şimdilik Sopalı kalın..

#ErdalGüngör

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin