Taraftar Mağduriyetleri

Taraftar nedir?
Bu devirde taraftar = müşteridir. Tabi bu kanı kulüp ve futbol yöneticilerinde vardır. Peki bize göre taraftar nedir ?
Taraftar, takımı için kilometrelerce yol giden, görsel şovlar yapmak için emek harcayan, yağmurda, karda, çamurda, salonda, stadda, tesisde, alt branşlarda takımını yalnız bırakmayan, bu yolda ailesi ile atışan, sevgilisinden ayrılan, sınavından kalan kısacası sevdalısı olduğu takımı için hayatından ödün verendir.

Bu tanıma göre bizim dediğimiz taraftar ile futbol yöneticilerinin gördüğü taraftar profili bambaşka. Bu nedenle de zamanla seyirci ve taraftar ayrımı çok net belirmeye başladı. Takımı için sadece kombine ve bilet alanlar tribünü için hiçbir zahmette bulunmayanlar; seyirci. Bizim yukarıda yaptığımız tanıma uyanda bizler yani takımı için hayatından ödün
veren taraftarlar.
Lafı neden bu kadar uzattığıma gelince. Başlıkta da belirttiğim gibi asıl konumuz taraftar
mağduriyetleri fakat önce taraftar kim seyirci kim onu bilelim ona göre davranalım diye bu tanımı yaptım. Şimdi ise asıl konumuza dönüyorum.

Başlayalım.
Bizler, sevdalısı olduğumuz takım için bir deplasmana gitmek istediğimizde (ebilet uygulamaları gelmeden önce)

1-önceden otobüs ayarlamak zorundayız.
2-misafirtakım tribünü biletleri bitmeden, biletlerimizi almak zorundayız.
3-takımımızı deplasmanda yalnız bırakmadığımızı göstermek için pankartlar ve gösteriler hazırlamak zorundayız.
4-hazırladığımız bu gösterileri maça yetiştirmek zorundayız.
5-pankartlarımızı her ne şekilde olursa olsun güvenlik aramalarından geçirip tel örgülere asmak zorundayız.
Ayrıntılarına girmeden bir taraftarın deplasmanda yaptığının özetini yazdım. Fakat bu yazdıklarım sadece normal şartlar için geçerlidir. Eğer o hafta futbolu yönetenler pankart yasağı koyarlarsa sizin verdiğiniz o kadar emek hiçe sayılıp stada hiçbir pankart alınmaya bilinir. Aynı şekilde davullarda öyle. Meşale olayına zaten hiç girmiyorum. Hepsinden daha vahimi bu göbeği futbol çıkarına bağlı olan yöneticiler deplasman yasağı koyarsa sizin tüm ama tüm emeklerinizi otomatikmen çöpe atmış oluyorlar.Bu yazdığım sadece deplasmanda taraftarın sevgisine konulan yasaklardan oluşan mağduriyetlerdir.
Peki ya kendi stadınızda bunları yaşarsanız ?
Fenerbahçe tribünlerindeki gibi birgün stada gittiğinizde kombinelerinizin iptal olduğunu öğrenirseniz ?
Uğruna canınızı verdiğiniz takımınızın voleybol maçına giremezseniz ?
O zaman neler hissederdiniz ?
Hiç bunları düşündünüz mü?
Peki ya bunlara karşı alabileceğimiz önlemleri, bu yasaklara karşı nasıl gelebileceğimizi düşündünüz mü ?
Çözüm aslında çok zor gibi görünse de sadece birlik olmaktan geliyor.

Tribünlerimiz, ülke tribünleri adına 7’den 70’e herkes, taraftarın en büyük hakkı olan takımını
destekleme hakkını geri alabilmek için birleşmeli. Adli yollardan, yürüyüşlerden her alandan
sesini duyurmalı. Bu hepimizin sorunu ise bu sorunla yine hep birlikte başa çıkabileceğimiz
unutulmamalı.

Bize ait olanı almak için, bizim olanı almak için, belki de en mutlu olduğumuz yerleri yani
tribünleri özgürce geri alana kadar mücadelemiz sürecektir.

Sopalı Pankart

20114

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin