Söyleşi | Ultras Elmas – Zonguldakspor

Zonguldakspor’un taraftar grubu Ultras Elmas ile sizler için bir söyleşi yaptık. Keyifle okuyunuz.

1-Ultras Elmas ‘ın bir siyasi kimliği var mı?

Hayır, grubumuzun bir siyasi kimliği yok. Fakat şehir genel olarak sol görüşlü bir kent. Bu nedenle grubumuzda da sol görüşlü arkadaşlarımız sayısı, sağ görüşlülerden fazla. Lakin bugüne kadar siyaset yüzünden kimse kimsenin kalbini kırmamıştır. Açıkçası liderler olarak biz de, herkesin barış ve huzur içerisinde yaşaması gerektiğini; kimsenin kimseden kimlik olarak üstün olmadığını, bu sebeple karşısındakinin görüşüne saygı duyması gerektiğini düşünüyoruz.

2-Ultras Elmas’ın tribünde ki yeri neresi? Neden o bölgedeler?

Tribündeki yerimiz, koşu pistinden dolayı kale ile aramızda 40 metre olsa da, kale arkası. :) Bu durum, hem kurulduğumuz zamanki günün koşulları bunu gerektirdiğinden, hem de ultra kültürünün bir parçası olduğundan böyle. Fakat zoraki bir durum değil, biz yerimizden memnunuz. İleride şayet olur da yeni stadyum yapılırsa, yerimiz yine kale arkası olacak.

3-Türkiye’de son birkaç senedir adı sıkça duyulan ultra kültürüne alt liglerin bakış açısı hakkında fikirleriniz nedir?

Bildiğiniz gibi 3. Lig’de mücadele ediyoruz. Açıkçası ultra kültürünün yaşanmasını geçtik, kültürün ne olduğunu bilen bile çok az maalesef.

4- E bilet hakkında ne düşünüyorsunuz? Türk tribünleri E-bilet gibi bir olayda bile birlik olamıyor siz bunun neresindesiniz?

Biletin elektroniği ancak toplu taşıma araçlarında olur. Kombine kartın bir tık ilerisine karşıyız. Hatta bizce kombine kart bile, her maçta gişeye gidip biletini alabildiğin bir kart olmalı sadece. Turnikeden geçiş sağlamamalı. Kombine kart ile maça gidiyoruz ama bundan 30 sene sonra torunlarımıza gösterebileceğimiz bir biletimiz bile olmuyor elimizde. Bilet kokusu diye bir şey vardır bilir misiniz? O kokuyu özledik biz.
Toplum olarak duyarsızız maalesef. Sadece bir sene direnebilseydik, bugün böyle bir sorunumuz olmayacaktı. Umarım biz üst liglere çıkana kadar bu illetten kurtulmuş oluruz.

5-Bu söyleşiden önce yaptığımız kısa sohbette Ultra ve Ultra kültürünü çevrenizdeki taraftar dostlara ve çevreye nasıl anlattığınızı konuşmuştuk. Bunu bize tekrar okurlarımız için anlatabilir misiniz? Ve buna nasıl tepki verdiler?

Küçüklüğümde babam beni Zonguldakspor maçlarına getirirdi. Asker Bülent’ler, Tümer Metin’ler zamanı. Maçların Zonguldak’ta olduğu hafta sonlarını iple çekerdim. Fakat bir süre sonra babam maçlardan çok tribünlerin önünde duran liderleri izlediğimi fark etti. 12 yaşımdan sonra artık kendim gitmeye başladım maçlara. Kapalı tribünde bir kaç sene önce hayranlıkla izlediğim abilerimin arasına girdim mahalle arkadaşlarımla beraber. Yalnız bir kaç sene
sonra o abilerimiz bazı sebeplerden dolayı tribünleri bıraktı. Bir sene sonra hoşlanmadığım bazı şeyler görünce tribünde, tribünü bıraktım. Sadece maç günü stadyuma gidip köşede maç izliyordum. 18li yaşlarımda, çocukluğumda desteklediğim takımın tribününe katıldım. Uzun yıllar İstanbul’a gidip geldim. Lakin E-bilet ile birlikte artık gitmeme kararı aldım. Bu kararı almadan önceki yıllar, tribünde bulunan bir grup dikkatimi çekmişti. Ultra
kültürünü ilk kez onlarda gördüm. Farklılardı. Dikkatimi çekti. Kültürü araştırdım. Hoşuma gitti. Münferitte olsam, kültürü benimsedim. Hatta 2012 yılında Ultras Elmas ismini mahalle Geçen sene kombine almadım. Maçlara gitmeme kararı aldım. Yine geçen sezonun başında yanıma bir arkadaşım geldi. Artık İstanbul’a gitmeyeceğimi, diğer gruptan ayrılanlarla birlikte onların kuracağı yeni gruba destek vermemi istedi. Yardım edebileceğimi, ancak bazı uymamız gereken şeyler olduğunu, sıradan bir tribün grubu değil, bir kültüre bağlı olacağımızı söyledim. Bu fikir ilginç gelmiş olacak ki ertesi gün bir yere toplandık. Yapmamız gereken ve yapmamamız gereken şeyleri anlattım.
Tribün grubuna bir isim bulup bulmadıklarını sorduğumda “düşünüyoruz” cevabı aldım. Ben düşündüm, adı Ultras Elmas
olacak dedim ve meraklı gözlerle bana bakan bir topluluk gördüm. İşte o gözlerdeki merak, aslında kültürü benimserken ki kolaylığı sağlayacaktı. Gruba yeni katılan herkese bu kültür anlatıldı. Kısa süre sonra Zonguldak ve ilçelerinde Ultras Elmas konuşuluyordu. Bunun sebebi hem geçen sezon diğer grubun liderliğini yapmış tribün liderinin artık bizim liderimiz olması, ilk başlarda az kişi olsak da iyi örgütlenmemiz ve bizim gerçekten farklı
şeyler yapacağımızı insanlara hissettirmemizdi.

6-Ultra kültürünü yaşatmaya çalıştığınızı görüyoruz ve bunu beğeniyle karşılıyoruz. Grubunuzun ultra kültürü merakı nerden gelmektedir ve üyelerinizin yüzde kaçı bu kültürü hayat biçimi yapmış durumdadır?

Yukarıda da bahsettiğim gibi daha önce içinde olduğum tribünde bu kültürü benimseyen arkadaşların dikkatimi çekmesi ve kültürü araştırmamdan sonra geldi bu kültüre olan merak. Diğer arkadaşlarıma aktardığımda onlarında dikkatini çekti. Belli bir süre herkes evlere dağıldıktan sonra internette bu kültür araştırması yapıldı. Şuan tribün grubumuz ikiye ayrılıyor. İlk grup hala 80’li 90’lı yılların tribün kafasına sahip olanlar. İkinci grup ise Ultra kültürünü benimseyenler. Lakin gün geçtikçe kültürü benimseyenlerin sayısı artıyor. Şuan yarı yarıya diyebiliriz. :)

7- İletişimde olduğunu yurt dışı ultra grupları var mı?

Hayır şuan yok.

8- Antifa, Homofobi gibi konularda grubun duruşu nedir? Ultras Elmas Antifa ‘dır diye bilir miyiz?

Bulunduğu kentin kültürel değerleri ve nüfusun çok büyük bir bölümünün emekçi, bugüne kadar hep sömürülen kitleden
oluşmasından dolayı; evet, Ultras Elmas kesinlikle Antifa.

9- Türkiye tribünlerinin ultra kültürü hakkında yaptıklarına ne söylemek istersiniz. Size göre eksiklikleri nelerdir.

Eksiklikler çok. Ama buna yasalar ve yasaklar da engel tabii. İnsanların özgürce düşüncelerini söyleyebildiği bir ortam sokakta bile yok ki stadyumda olsun. Bu ortamda bu kültürü yaşatabilmek biraz zor. Türkiye’de kültürü yaşamaya çalışan arkadaşları ancak sosyal medyada görebiliyoruz. Bir de onlar var. Cebinde passolig olup sağa
sola Twitter profillerinden ultracılık öğretenler. Evde kafasına şapka, yüzüne maske ile profil fotoğrafı çekip; passoligiyle stada her girişinde vesikalık çektirenler. Mesela Fenerbahçe’nin stadyumunda bulunan ve kültürü benimsediğini düşünenlerin sayısı, senede basketbol maçları dahil belki 5-6 kez karşılaştığımız GFB Europe içindeki kültürü benimseyenlerin sayısından az. Sanırım bu tespit, sorduğunuz sorunun asıl cevabı.

10- İşçi ve emekçi şehrin taraftar grubusunuz. Üyelerinizin çoğunluğunu öğrenciler mi yoksa emekçiler mi oluşturmaktadır?

Kesinlikle kentimiz emeğin başkenti. Taraftar grubumuzun büyük bir çoğunluğu bu emekçi insanların çocukları. Ama sabah saatlerinde madenden çıkıp da maç saatine kadar dinlenip maçta yanımızda bağıran emekçi insanlar da var.

11- Tribünden rant sağlayanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tez zamanda bitsinler. Haksız kazanılan paranın ne hayrı olur ne bereketi. Bu paranın bir gün mutlaka bir yerlerden çıkacağını düşünüyoruz. Bizce tribün için gelen paranın, yine tribün için kullanılması gerekiyor.

12- Emniyet birimleriyle aranız nasıl? :)

Bu konuda kültürün biraz dışına çıktığımızın farkındayız. Onu da şöyle açıklayayım. Zonguldak küçük bir
kent. Herkes birbirini tanıyor. Polis arkadaşlar mesailerini bitirdiklerinde bizim çay içtiğimiz çay ocağında çay içiyor, akşam yaptığımız halı saha maçında rakibimiz oluyorlar. Hatta atıp tuttuğumu düşünmeyin, eğer mesailerine denk gelmezse bizimle birlikte tribün yapıyorlar. Size ufak bir anımızı paylaşalım; Ultras Elmas tribün liderleri
olarak bir yere gidiyorduk 5-6 kişi. Karşı caddeden de bir polis aracı geçiyordu. Sokak hınca hınç dolu. Polis arabasından bir anons yükseldi; “Ultras Elmas düşmanlarını yeneceğiz beyler!” Şimdi biz bu adama tribünde nasıl zorluk çıkaralım siz söyleyin?

13- Bir ara pankartınızın dijital olduğunu gördük. ultra kültüründe dijital pankartın yerinin olmadığını biliyoruz. Bu konuda sizlere olumsuz görüş sunanlar oldu mu?

Oldu. Aslında o pankart için çok direndik ilk başta. Asmayalım daha iyi dedik. Ama o bahsettiğim 80’li 90’lı tribüncü kafalı abilerimizin görüşleri o an daha daha ağır bastı. Boyama yapacak kadar zamanımız yok, yaptıralım dediler ve yaptırdılar. Daha sonra 3 metreye 15 metre el boyaması bir pankart ve tribüne Google haritalar
güncellendiğinde uydudan bile görülecek kadar büyük yazdığımız ULTRAS yazısı ile sanırım kendimizi affettirdik. :)

14- Pankart, Beste, Meşale tamamda sticker, fanzin gibi maç dışında da görünürlüğü artıracak materyallere geçiş yapacak mısınız?

Sticker çalışmalarımız var. Fanzin için bir ekip kurmak istiyoruz. İleride bu ekibi kurmuş oluruz.

15- Ultras elmasa isim değişikliğinden sonra Ultra mantalitesine göre Fenerspor’u tutmanız gerekmez mi diye soralım?

Fenerspor şuan aktif değil maalesef.

16-Kulübün zor durumda olduğunu biliyoruz. Original 21 modeliyle ürün satıp alt lig takımlarına destek olmayı düşünüyorlar mı?

Evet takım maddi açıdan sıkıntılar yaşıyor. Tabir-i caizse taşıma suyuyla değirmen döndürüyor yönetim. Elimizden geldiğince organizasyonlar düzenlemeye çalışıyoruz. Fakat maddi açıdan çok büyük destek olabildiğimiz söylenemez.

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin