Şeref Bey Stadyumu Mehmet Işıklar Kapalı Tribünü

Sopalı Pankart Fanzin’in 2. sayısını elime aldığımda kapağını uzun uzun inceledim. Bir çok tribünün emekçisinin hikayeleri hayal meyal gözümün önünden geçti. Biz taraftar olarak onları unutmadığımızı göstermek istedik. Bir vefa gerekiyordu o insanlara ve bana göre efsane bir kapak olmuş bana göre.
Öyle uzun uzun kapağı incelerken gözüm elbette Optik Başkan’a takılacaktı. Tribün, emek, vefa. bir arma uğruna harcanmış bir hayat. Hasbel kader bir kaç kez kapalı tribünde karşılaştığım, bir kerede maçtan sonra Kazan’ın yanında dönüş parası olmayan Ankaragüçlü taraftaların ceplerine yol parası sıkıştırırken görmüştüm. Uzun uzun anlatmayacağım Optik Başkan’ı. Daha çok bir öz eleştiri yazısı olacak.
Kapağa bakarken aklıma geldi demiştim ya emek, vefa diye işte Optik Başkan sokak hayvanlarından, deplasmana gelen tribüncülere kadar kimseden esirgememiş vefasını. Kime ne yaptıysa çok daha fazlasını Emek olarak vermiş Beşiktaş’a. Bir tribün tarihe efsane diye anılarak geçerken , Optik o efsanenin baş aktörüydü. Peki o takıma, tribüne onca emek vermişken biz onun izinden gittiğini söyleyenler, öğrettiği kavga omuzlarımızda diyenler, bizde çok sevdik be abi diye övünenler ne kadar sahip çıkabildik ondan kalana. Ne kadarını koruya bildik Endüstriyel futbol denen canavarın karşısında ondan aldığımız emaneti. Vicdanlı her adam bu soruya cevap veremez, yüzü kızarır başı öne eğilir, eğilmesi de gerekmektedir.

207035_178699448849649_133339703385624_476214_1565228_n

 

Dünya’da her şey metalaşıp, paranın hüküm sürdüğü çağlara geldiğimizde sporda bundan en fazla etkilenen sektör olacaktı. Sporun içinde ise paranın en fazla hüküm sürdüğü branş futbol olacaktı. Futbol bu denli etkilenirken doğal olarak tribünlerde payına düşeni alacaktı. Ezilenlerin oyunu olmaktan çıkıp, her şeyiyle zenginlerin hafta sonu eğlence aracı haline gelecekti.
Tüm bunlar yaşanırken birilerinin vefayı çok fazla hak ettiği gerçeğini de unutuyorduk. Artık mabedlerin tribün yerlerinin isimlerinin sponsorlara satıldığı bir döneme girmiştik. Oysa o mabedler yaz, kış, yağmur, çamur demeden orada ki yerini alan. Sahada ki mücadele kadar, tribünde mücadele veren o tribün emekçilerin adı ile anılmayı hak ediyordu ama paraya yenik düşüyordu güzel oyun.
Tam böyle bir dönemde kaybettik Optik Başkan’ı. Onlarca sabahlamadan, kavgadan sonra kazanılmış Kapalı Tribünün güzel adamıydı Optik. Ve o tribün en çok onun adıyla anılmayı hak ediyordu.
Tam bu bağlamda Forza’da bir kampanya başlıyor adı ‘Şeref Bey Stadyumu Mehmet Işıklar Kapalı tribünü’ Şeref Bey Beşiktaş Jimnastik kulübünün kurucusu olarak ve genç yaşında Beşiktaş için Feda diyerek ne kadar hak ediyorsa isminin Şeref Bey stadyumunda anılmasını Optik Başkan ismide onun kadar hak ediyor Kapalı Tribünde anılmayı.İmzalar toplanıyor, pankart eylemleri yapılıyor, Abbasağa parkında basın açıklamaları yapılıp o iki büyük Beşiktaş’lının hak ettiği gibi Beşiktaş’ın en özel yerinde anılmasının mücadelesi veriliyordu.

Ne var ki yeni futbol sisteminde böyle romantizmlere yer yoktu. En çok parayı kim verirse onun ismi yer alıyordu mabedlerde. Hemde o kulüp ile bir bağının olup olmaması önemli bile değildi yeter ki anlaşma bol sıfırlı rakamlarla dolu olsun.

optikmehmet

Mücadele sonuç vermiyor ve rafa kalkıyordu. o iki büyük isim gönüllerde ki yerinde yaşıyor ama en çok hak ettikleri yerde olamıyordu. Paraya, güce, başarıya tapan seyirci modeli iyice yerleştikçe tribünlere artık neredeyse bu talebin adı bile anılmaz hala geliyordu. Oysa çok büyük şey değildi istediğimiz. Sadece mabedimizde iki isim hakkı istemiştik hemde onların gözünde müşteri olurken ve müşteri her zaman haklıyken ama bu sefer haksızdık çünkü parasız müşteriyiz bizler onlara göre.
Çok küçük grupların ara sıra gündeme getirdiği ve artık neredeyse tamamen unutulduğu bir kampanya olarak akıllarımızda kalacaktı. Ama yinede çok azda olsalar o gruplar bu iki ismi savunmaya ve hatırlatmaya devam ediyorlar.Hemde hiç kazanamayacaklarını bile bile. Karıncanın hikayesi gibi yolunda ölürüz diyorlar. Paranın bu kadar hakim olduğu ve bizlerinse asgari ücret adı altında köleliğe mahkum olduğumuz zamanda elbette bize yolunda ölmekten başka çare kalmıyor.
Evet benim yüzüm kızarıyor bu konuda. Hak ettikleri mücadeleyi verememekten, üstüne koymayı bıraktım bize bıraktıklarına sahip çıkamamaktan, belkide onlar kadar çok sevememekten utanıyorum.

 

optik_baskan-gidiyorum bu-170120130rc1qujkd

Optik Barikatını örememekten, o barikata çok daha fazla tuğla taşıyamamaktan, en ufak saldırıda barikatın arkasını terk etmekten utanıyorum.
Hasbel kader bu yazıyı okuyan benim gibi Beşiktaşlı arkadaşlardan ricam bu iki isme sahip çıkmaları. Olur olmaz yerlerde ‘Şeref Bey Stadyumu Mehmet Işıklar Kapalı Tribünü’ ismini zikretmelerini istiyorum. Çünkü bizde unutursak herkes unutacak ve utanç hep bizim omuzlarımızda yük olacak. O zaman şimdi her zamankinden çok daha güçlü
“Şeref Bey Stadyumu Mehmet Işıklar Kapalı Tribünü” #SOLyanım

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin