PANKART ! Pankart Yasaklarına HAYIR !

Geçmişten günümüze kadar süre gelen zaman içerisinde pankartlar tribünlerimizde yer almıştır. Ve zorda olsa yer almaya devam ediyor. Futbolun daha endüstri haline gelmediği zamanlarda pankartlar tribünleri en güzel şekilde süslermiş. En fazla değer o zamanlarda verilirmiş. Tabi pankart çalma olayı veya pankart kaptırma olaylarına dair mevzulara araştırmalar sonucunda hiç rastlamadık. Ondan dolayı kardeşliğin ve birbirine saygının tavan yaptığı dönemlerin unutulmaz tribün materyalleri arasındadır. Şimdi sayıları gün geçtikçe azalan el emeği pankartlar o zamanlarda ve yakın zamana kadar hep el emeği olarak yapılıp, asılmış. Teknoloji geliştikçe ve futbol endüstri haline geldikçe bu durum tribünlere, pankartlara da yansımaya başlamış. Günümüzde de dijital pankarta karşı çoğu tribünde mücadele veriliyor. Dileriz ki bu mücadele uzun yıllar devam eder. Tabi taraftarlar e-bilet olayı yüzünden statlara giremiyor.

Ancak bu ruhu koruyor bu değerlere sahip çıkmaya devam ediyor. Ultras kültürün olmazsa olmazlarından olan pankartlar tüm dünyada önemli bir yere sahiptir. Pankart bir grubun namusu kadar önemli gösterilir. Ki buna en güzel örneği Ultras kültürünün en önemli gruplarından biri olan İtalyan tribünlerinden “Fossa Dei Leoni” grubunu gösterebiliriz. Juventus tribünü ile yaşadıkları bir olay neticesinde kendi grup pankartlarını çaldırarak yaklaşık 40 senelik gruplarını feshetmelerinde bu olay büyük etken olmuştur. Ki bahsettiğimiz grup tüm dünyaca tanınmış efsane olmuş bir gruptur.Günümüzde ülkemizde de bu tarz pankart çalma olayları yaşanıyor ancak feshetmiş herhangi bir grup bulunmuyor. Bizdeki olaya bakış açısı daha farklı. Ama mücadeleler her zaman devam ediyor. Pankart kadar atkıda bu konuda önemli oluyor.

566u7

56

ged

huk

Geçmişten günümüze baktığımız zaman beton tribünleri süsleyen pankart örnekleri 3 büyük kulüplerden gelmiştir. Ülkemizdeki futbolun gelişmesinde önemli etkene sahip olan bu kulüpler tribünlerin gelişmesinde de önemli etkene sahiptir. İlk zamanlardan bugüne değişmeyen o amatör ruhta kumaş üzerine boya ile yapılan pankartlar tribünlerin değişmez kuralıdır. Bi zamanlar kumaş üzerine yazıları yine harfleri kumaş ile dikerek yapmışlar. Ama genelde kumaş üzerine boya yöntemi en eski dönemlerden günümüze kadar gelen bir yöntemdir. Ve bundan sonrada böyle devam edecektir. Geçmişte sadece kumaş üzerine yazılan yazılar ile pankartlar yapılırken sonradan pankartlara farklı bir hava katılmaya başlanmış ve resimler çizilmeye başlanmış. Direnişin, sevginin, mücadelenin, tribün ruhunun anlatıldığı tasarımlar resmedilmeye başlanmış. Ki günümüzde artık 3 boyutlu pankartlar dahi yapılır hale geldi.Ama geçerliliğini koruyan tek pankart şekli kumaş üzerine yazılan slogandır. Çünkü onu yaptığınız zaman bir kültürü temsil etmiş oluyorsunuz. Ucu bucağı olmayan, kilolarca ağarlıkta olan pankartlar artık tribünleri kaplar hale geldi.

Günlerce verilen emekler sırf geçmişe olan saygı ve bu kültüre olan bağlılık sayesinde gerçekleşmiştir. Kulüpleri yarıştırmak yerine olayın pankart ve emek kısmından örnek vermek gerekirse, yapımı 8 gün 8 gece süren devasa bir pankartın çalışmasında grup üyeleri vardiyalı olarak çalışıyor. Belli sayıya göre hareket ediliyor.
Devasa boyuttaki el emeği pankartı yapabilmek için herkes uzun uğraşlar verdi. Kışık verdiği o soğukla beraber pankartın yapımıda zor oluyor. Birde tabiki pankartı kurutma olayıda var. Soğuk havada pankartı kurutmak oldukça zordur. Ve çok uzun süre ister.

Buna çözüm bulan grup üyeleri ödünç aldıkları ufolar ile kendilerini ısıtmak yerine pankartı kurutmaya çalışırlar. Karşılıksız sevda deniyorsa eğer bundan daha büyük bir sevda yoktur. Bu uğurda hastalanan, onca ağrı çeken, üşüyen, onca emek veren taraftarın tek isteği pankartın tribünde güzelce bir şekilde sergilenmesidir. Hakettiği değeri görebilmesidir. Bunun içinde olaya farklı bir boyuttan bakmak gerekiyor. Pankartı yaparken daha bitmemişken dahi görüntüleri sosyal medyada paylaşmak genç nesilin en heyecan duyduğu konu halinde. Oysa tribünlerde yer alan kültüre göre pankart tribünde sergilenmeden önce hiçbiryerde duyurulmaz, hiçbiryerde görüntüsüne yer verilmez. Gizli, saklı yapılır. Tribünde sergilendikten sonra isteyen istediği gibi paylaşımını yapsın. Ancak olayın amacı zaten gizliliktir. Bu konuda kimi tribün grupları çok zarar gördüler. Sırf önceden duyurulması yüzünden verilen onca emeğin çöpe atıldığı dahi olmuştur.

Yerine yenisini yapanlarda oldu. Ancak bu işler öyle kolay kolay yapılan şeyler değil. Ondan dolayı genç nesilin bu konuya daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.Şekilci olmak yerine kültüre uyulması gerekiyor. Çünkü günümüzde sırf sosyal medyadan paylaşım yapmak adına pankart yapanları dahi görüyoruz. Sosyal medya amaç değil araç olmalıdır. Bunun farkına varılması gerekiyor. Yukarda örnek vermiştik.Fossa Dei Leoni grubunu hatırlamak gerekir. Pankartın ne denli önemli olduğunu anlamak gerekir.

Pankart yapımlarında da artık herkes kendince bir teknik uyguluyor. El emeği pankartlara yapılan ihanetlerden biride “ozalit” yöntemidir. İşin kolayına kaçıp ozalitçiden alınan tasarımın kumaşın altına konulup kopya yöntemiyle yapılan pankart, el emeği sayılamaz. Yetenek olmayabilir ama yetenek kazanmak çokda zor değil. Bu konuda uzun uğraşlar vermek gerekebilir. Ama ozalit yöntemi ile yapılmamalıdır. Şu anda tribünde lider konumunda olduğunu görenlerden kimi gruplar devasa pankartları yaparken ozalit yöntemiyle yapıyorlar. Ozalit ile yapılan pankartın dijital pankartdan hiçbir farkı yoktur. Kopya yöntemi yanlıştır. Asıl emeği pankarta yansıtamaz. İşin kolayına kaçmak olmaz. Yoksa el emeği pankart demek kumaşı sadece boyamak demek değildir. Ozalit ile yapılan pankartlar kendini her zaman belli eder. Çünkü el emeği yapılan pankart çizimi her zaman için içerisinde amatörlük barındırır. Kusursuz bir çizim olamaz. En usta çizerin bile bir kusurlu hareketi olur. Ozalitsiz yapılan el emeği pankartları anadolu tribünlerinde daha fazla görebiliyoruz.

pankart890

pankart876

Pankart küçükde olsa büyükde olsa kullanılan malzemelerde kumaşta genelde amerikan bezi kullanılır. Ama kumaş çeşitleri fazladır. Ondan dolayı en iyisi şudur demek mümkün değil. Şahsen amerikan bezi ile 1 kere pankart yapmışlığım var. Boya olarakda istenilen her boya ile yapılabilir. Kimisi zor boyanır kimisi kolay. Yağlı boya, duvar boyası, sprey, kumaş boyası, vs her çeşit boya ile boyanabilir. Pankartı boyamadan önce kumaşın altına muşamba sermeyi unutmayın. Gazete serdiğiniz zaman kumaştak boyalı kısımların olduğu yerlere gazete kağıtları yapışmış kalabiliyor. Hem muşamba daha rahat olur.
Tribünler taraftarın olduğu sürece pankartlarda tribünlerde yer almaya devam edecek. Bu sezon taraftarlar stada girmiyor olabilir. Bu da protestonun bir şeklidir. Ki haklı olarakdan girilmiyor. Bu tepki devam edecek. Ancak bizler kültürümüzü her daim korumaya devam etmeliyiz. Futbolun bir endüstri haline geldiği günümüzde mücadeleyi daha fazla veriyoruz. Ama er yada geç sonunda kazanan bizler olacağız. Ondan dolayı kültürümüze daha fazla sahip çıkalım. Daha fazla organize olalım. Tepkimizi pankartlar ile daha fazla dile getirelim. Bu konuda gruplar daha fazla ön plana çıkmalıdır. Susma, haykır!

Aşk emek ister, tıpkı pankart gibi…
#Emekçi Pankart
Tavsiye kitap: Futbol Ateşi / Fever Pitch – Çeviren: Bağış Erten Sel Yayıncılık

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin