No Pasaran Fanzin’den mektup var!

2016 yılının sonbaharı, sıkı bir sopalı pankart takipçisi, özgür tribünler için mücadele eden, hayatın her alanında yapılan haksızlıklara, baskılara, katliamlara, faşizme ve emperyalizme boyun eğmeyen bir vatandaş olarak farklı görüşten olmamıza rağmen özgür tribünler için mücadele eden yoldaşlarımız ile birlikte sopalı pankart radyo yayını dinlemeye başladık. Yayının başladığı bildirimi telefonlarımıza düşünce sıcacık yataklarımızdan kalktık, kimimiz usulca birasinı açtı, kimimiz ise çayını demlemeye koyuldu, kulaklıklar takıldı, eğer gürültülü bir ortamdaysak mesela düğündeysek tenha bir yere çekilip, hiç tanımadığımız birinden kulaklık isteyerek dinledik. Radyo yayınları başlamadan zaten her yerde fanzinleri kovaliyorduk okumak için. Ortaya koyulan çok büyük bir fedakârlık ve emek vardı, haliyle bize de okumak düştü. Hepimiz alkol masalarında memleketi kurtarırız, felsefe yaparız, özgürlükçülük taslarız, tuttuğumuz takımlar hakkında konuşuruz, isyan ederiz, birilerimiz sürekli bir şeye boyun eğmeyeceğini dile getirir ancak sadece konuştuğumuzla kalırdık. Bu adamlar bizlerden farklıydı, biz tembeldik, korkaktık, sindirilmiştik. Bu adamlar bizim tersimize fedakâr, cesur, kararlı ve çalışkandı. Ben de cesaret aldım bu adamlardan, ilham aldım, halk tabiri ile “gaza geldim.” Yazdık, çizdik, konuştuk ve hep yanımda oldular, hala da oluyorlar, eminim ki hep de olacaklar. Tribüncü adam yoldaşını yarı yolda bırakmaz, oradan biliyorum. Velhasıl, Ocak-Şubat 2017 fanzinimin 1. Sayısını çıkarttım, içerisinde tabii ki tribüne de yer verdim. ‘No Al Calcio Moderno’ başlıklı eleştirel bir yazı yazdım. Ülkemizde bulunan devrimci antifa tribün gruplarına yer verdim. Dersimspor Direniş, Çena Dersim, Dev-Ads, Mor Barikat. Şuan da yapım aşamasında olduğum 2. Sayıda da beni yalnız bırakmadılar. Bu vesile ile de her birine sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Ilerleyen dönemlerde de tribün gruplarının deplasmanlarda yaşadığı ırkçı saldırıları yazmaya devam edeceğim. Polis copu, polis gazı, polis şiddetine en sert şekilde karşı çıkıyoruz. Anadolu takımlarının dertlerini dinliyoruz, yazıyoruz ve bu vesile ile insanların öğrenmesini sağlıyoruz. Biz işte tam olarak burada dergilerden ayrılıyoruz. Bizler fanzinciler olarak halkın her kesimine ücretsiz bir şekilde bilgi götürüyoruz. Cebimize girmeyi bırakın cebimizden çıkıyor, yanlış anlamayın, şikayet değil bu tam tersi biz bununla gurur duyuyoruz. Bu ülkenin bir gün burjuvaların elinden kurtulacağına, işçi, tribuncu ve emekçi sınıfının eline geçeceğine inanıyoruz. Bundan sonra bu yolda, cesaretimizi aldığımız Sopalı Pankart ile birlikte yürüyoruz. Varolun!

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin