Marco Ivkovic Olayına ve Emanete Dair

Yazıyı okumadan önce ultrAslan popülistliğinizi bi kenara bırakın. Özellikle genç nesil. Çünkü bu laf ne sizin gibi grubuna gönülden bağlı adamlara, ne de Alparslan Dikmen omuzlarında yükselen o tribün oluşumuna.
Bi adam öldü. Ne taziye mesajı var ne başka bi şey. Tamam Galatasaray gelenekçi bir takım, merkezci duruşu var. ultrAslan keza öyle. Özellikle milli olaylarda en önde. Yani yurt dışından bi adama anlatsak böyle anlatırız. İtirazı olanda çıkmaz herhalde.
Deplasmana giden bir insan öldürüldü. Sopalı Pankart Fanzin 6. Sayı kapağı Etnik köken kavgası olan Bosna – Hırvat kavgasının takım üstünden güdülen ve Hırvatlar tarafından öldürüldüğü iddia edilen bir Hırvat’ ın fotoğrafıyla basıldı. (Bizler kolluk kuvvetlerinin yaptığına inanıyoruz) Yani Irkçılığın ne kadar saçma olduğunu size anlatmayacağım. Hepinizin dünya görüşü ve inandığı şeyler var. Gurubunuz duruşu da bu yünde olabilir bunların hepsine saygı duyuyorum. (Aslında kendi içimde reddediyorum.)
Bu konuya ‘ Türk tribünleri raydan çıkmış. Spor bakanı dalgasında.’ cümlesiyle geldim. Karşılıklı tehditler başlamış, Bayrak yakmalarla devam etmiş, haçlı ordusu kurulmuş, Balkan savaşı başlamak üzere herkes sus,pus oturuyor.
Bürokratlar susuyor anlıyoruz. Onların istediği bu kaos ortamı. Yoksa 300 tane adam elini kolunu sallayarak koca şehirde nasıl dolaşacak. 100 kişi 3.Lig maçına Anadolu ‘nun bilmem ne ilçesine gidiyorsun etrafın 3 otobüs polisle sarılıp aranmaya başlıyoruz. Onları bırakmaları normal mi?
Peki ultrAslan’ın açıklaması nerede?
Galatasaray ‘a aşık çocuklar (valla suratları maskeli hepsinin GS taraftarı olduğu bence şüpheli) pankartlar yapıp pankartlarla bu olaya karşılık veriyor. Hiç biri ultrAslan hesabından değil ama hepsi sağdaki soldaki hesaplardan.
Bu işe yol veriyor musunuz, vermiyor musunuz? Yol vermediğiniz işlere nasıl şiddetle karşı çıktığınızı tüm Türkiye biliyor. Hiç bir bildiri okuyamıyoruz? Yol veriyorsanız yapılan pankartlara, kardeşlerinize sahip çıkın sorumluluğu üstünüze alın. Zaten susarak alıyorsunuz, hiç olmazsa uA ‘nın duruşu bu yönde deriz. Ya da bi bildiri yayınlayın ölene üzüldük. Bizim davamız tribün ve bu armadır. Herkes biraz sakin olsun deyip raconu kesin bitsin. Bak kaybı olan adam nasıl esip gürlüyor.

Ekran Alıntısı2
Yapmışlardır diye siteye girdim. Sarı – Kırmızı bir kuş. Ulan dedim kendi kendime web sitesimi kaldı. Daldım twitter’a baktım: Kan anonsu güzel, öğretmenler günü falan iyi, maç sonuçları ve afişleri, teknik direktör istifaya çağrılmış, #Yenilmezarmada hashtaginide geçtim. Tek kelime yok olayla alakalı. Sonra siteye geri döndüm. Ülkeri protesto ediyormuşuz onun güzel bi görseli var. İlerledim sosyal sorumluluk işleri, Öğretmenler günü falan her şey güzel, Hürriyet almıyoruz, Teknik direktörü istifaya çağırmışız, Bi iki maç sonucu… Eee. Burda da bir şey yok. Galiba böyle bir olay olmadı? Biz abartıyoruz herhalde.

Emanet Kalkacak!

Her türlü ayrıma karşı duran Sopalı Pankart Fanzin kadrosu ve fikir arkadaşları Irkçılık üstünden yapılan ayrımlara ayrıca karşı durmaktadır. Şiddet ve kan üstünden yapılmaya çalışan üstünlük çatışmalarına da itibar etmemektedir.

Bu fikir oluşumu içinde birçok aktif tribüncü bulunmaktadır. Türkiye ‘nin Lokomotif tribün grupları içinde olanda vardır, Anadolu ‘nun bir şehrinin, bir ilçesinin tribününde bulunan da vardır. Hepimiz tribün kültürüyle büyümüş adamlar olarak: ‘tribün de olan tribünde kalır.’ Düsturunu hala benimsemekteyiz. Yapılan mevzular da sürekli bir kakofoni yaratılmakta. Herkes, her şeyi, her yer de konuşur olmuştur. Beyler bu tribünün bir adabı var.

Türk tribünleri içinde hali hazırda bir barış durumu süre gelmektedir. Bu barış yapılırken kaç annenin helalliği alındı, kaç kişiye kan parası verildi, Kaç abi kardeş acısını gönlüne gömdü, Kaç kardeş başka abisini kaybetmemek için kininden vazgeçti. Barışın içinde hala emanet taşımanın eski tribün emekçilerini hiçe saymak anlamına gelmektedir. Ve biz bunca emeği hiçe sayanların karşısındayız!

21 Kasım da başka bir ülkeye deplasman yapan bir adam öldürüldü. Kim öldürdü, nasıl öldü belli değil. Başka bir maçta çıkan kavganın kanlı sokakları bu olayın fotoğrafıymış gibi servis edildi. Karşı takım bıçakladı dediler, arkadaşları bıçakladı dediler. Üstünde tek damla kan olmayan hastane fotoğrafları dönmeye başladı bu kez. Sırbistan ligindeki Müslüman takımlarının maçları iptal edilmeye başlandı. Birden bire mesele ırkçılık üstünden yürümeye başladı. Bu ölümün üstünde türlü şüpheler var görmüyor musunuz? Orta Avrupa da yeni bir soy kırımın bahanesi olabilirsiniz. Bunun farkında mısınız? Mevzu retweetlediğiniz kadar ufak değil gençler. Kim bilir bazıları 6222 ‘yi Avrupa Birliği üstünden bizlere dayatmaya çalışacak. Ya da hiç mi aklınıza gelmiyor mu: Bu olay e-bilet olmayan basket maçın da oluyor diye. Biz bu oyuna Bursa da gelmedik mi? Bak bunlar neler yapıyor denmedi mi?

“Bir vahim hadise 1 kere olursa kaza, 2 kere olursa tesadüf, 3 kere olursa istikrardır.”

Bir Tribüncü Öldürüldü!

İşin milliyetini,ırkını geçin bir tribüncü öldü 21 Kasım akşamı İstanbul’da Adı Marko İvkovic. Daha 25 yaşında, sevdalısı olduğu Kızılyıldız armasının ultra grubu Delije ile sessiz sedasız geldi, diğer 300 Delije ultra’sı gibi..
Keşke otopark önünde ilk karşılaşılan an gibi kalsaydı, Delije geldi, Galatasaray taraftarları da boş kalmadı, aynı şekilde karşılık verdi yüklendi. Güzel kapışma oldu deseydik…
Akşam gelen haber Marko İvkovic’in kalbinin altından bıçaklandığı yönündeydi.
İşin içinde yine kahrolası ‘’Emanet’’ vardı. BIÇAK!
Marko ölmüştü! Kimin ne şekilde öldürdüğü hala bilinmiyor.
Failin çok acil şekilde bulunması gerekli! Durum inanılmaz vahim bir hal alıyor. Milliyetçilik kökenli söylemler, yapılanmalar, yazılar, durumun ciddiyetini ve vahametini kat ve kat arttırıyor.

Tribüncü, hatta ultra geçinenler, sosyal medya ağları üzerinden kin,nefret ve kan içerikli yazıları görselleri hatta pankartları hiç düşünmeden like, fav ve retweet uğruna umarsızca paylaşıyor, bu çok korkutucu. Her iki taraf için geçerli bu durum. Bir taraf bayrak yakıyor, ’’En iyi Türk ölü Türk’’ ‘’Türklerin kanını ilk kim akıtacak’’ diye pankartlar açıyor, diğer taraf özellikle twitter’ dan yüklendikçe yükleniyor, ölü üzerinden prim yapmaya, TRİBÜN KURTARMAYA çalışılıyor.

Olayın faili belli değilken bu tarz söylemler yapılanlar çok ürkütücü, ha keza fail belli bile olsa bir tek kişinin yaptığı bütün bir tribünü nasıl kapsayabilir? -ki olayların öznesi gencecik bir insanken.

Bütün dünya tribünlerinde bıçağa, silaha, kesici, delici ve öldürücü alete kısacası EMANETE karşıyız.

Bu karşılaşmaların bir sürü metodu, kullanılacak aracı varken EMANETE HAYIR!
Artık hiçbir TRİBÜNCÜ, hiçbir ARMA SEVDALISI ölsün istemiyoruz!
Bizler olaylar sonuçlanmamışken, büyük bir sükûnet halinde olmamız gerekirken, aksine yangına benzinle gidiyoruz. Bu durum çok feci sonuçlar doğurabilir, ve gelişecek olaylar yeni tribün sevdalısı ölümlerine yol açabilir.

Evet tribünlerde hatta yeri geldi mi sokaklarda karşı karşıyayız. Buna hiçbirimizin bir itirazı yok olamazda. Ama Ölüme, ölümlere hayır.

Sırbistan şu an büyük bir nefret ve kin içerisinde, tarihten gelen kin ve nefret tekrardan Marko’nun ölümüyle tekrardan hortlamış durumda. Sokaklarda eylemler var. Tribünlerde nefret dolu pankartlar yer alıyor. Marko’nun ailesi sessiz, Sırp hükümeti ve elçiliği suskun.

Türkiye’de ise özellikle birkaç kendini bilmez tarafından, zaten olay Galatasaray Tribünlerine yıkılmak istenirken, durumu sırf popülarite uğruna kelle avcılığına kadar götürülmeye çalışanlar var. Eğer Sırp kanadından bir atak gelir ve bir Galatasaray tribüncüsü öldürülürse? O zaman şimdi sosyal medya’dan kelle avcılığı yapanlar o vicdanla nasıl yaşayacak? O sorumluluğu nasıl alacak omuzlarına?

Şu an için Katilin bir an evvel bulunması tek isteğimiz. O zaman belki olaylar bir nebze durulur, daha fazla kan akmaz tribünlerde.

 

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

semtimiz sevdamiz