Koca çınarın çöküşü

Yıllarca “Hükümet düşer, enflasyon düşer, Ankaragücü babayı düşer” diye haykırdık, gelinen nokta malum; Ankaragücü iki yılda iki lig birden düştü. Peki bu duruma nasıl geldi koca çınar, Türkiye’nin en köklü camialarının başında bulunan MKE Ankaragücü’nü kimler dipsiz kuyulara attı?

ankara_1

Cemal Aydın; 12 yıl süren hükümdarlığının sonunda, her sene (Ersun Yanal’la gelen dördüncülük hariç) ligin son haftalarına kadar düşme korkusu taşıyan taraftarın tepkilerinden sonra görevi Serdar Özersin’e devretti. Özersin; Dört aylık kısa ve krizli sürecin sonunda 2009 Mart ayında klübü Genel Kurula götürdü ve Genel Kurulda üyelerin tamamının oyunu alan Cengiz Topel Yıldırım MKE Ankaragücü’nün yeni başkanı oldu.

Cengiz Topel Yıldırım’ın görevi aldığı dönemde, “bu sene kesin düştük” derken Kocaeli, Eskişehir, Fenerbahçe, Ankaraspor ve Denizlispor galibiyetleriyle lige tutunmuş ve Darius Vassell transfer ile sezona umutlu başlamayı planlıyorduk. Lakin Cemal Aydın’dan önce klübün başına geçmeyi planlayan,zamanın Başbakanı Mesut Yılmaz’ın müdahalesi ile bunu gerçekleştiremeyen İ.Melih Gökcek’in Ankaragücü saplantısı bir kez daha alevlenmişti. Gökcekler kulübü almak için türlü türlü vaadlerle Ankaragücü taraftarlarının başını döndürmüştü. Ben ve benim gibi düşünen arkadaş grubum olarak bizler; İ.Melih Gökcek’in klübün başına gelmesi durumunda bunun sonumuz olacağını,yalan ve boş vaadlere kanmamız konusunda renkdaşlarımızı uyarmamıza rağmen kapalı kapılar ardında yapılan kirli pazarlıklar sonunda MKE Ankaragücü’nün kalemi kırıldı, yeni başkanlığına Ahmet Gökcek, Onursal başkanlığına İ.Melih Gökcek getirildi.

ankara_2

Gökceklerin ilk işi kirli rantlarının ortaya çıkmaya başladığı Ankaraspor’dan kurtulup, oradaki oyunculara fahiş maaşlarla MKE Ankaragücü’ne aktarmak oldu. Daha sonra da Darius Vassell gibi MKE Ankaragücü’nün ruhuyla mücadele eden bütün futbolcularımızı göndererek kadroyu kendi getirdikleri ruhsuz, soğuk takıma boyadılar. Yıllarca gözümüz gibi baktığımız, kulübe ait olan Tandoğan ve Gökce Karataş tesislerini kapatarak takımı Saray Tesislerine götürdüler. Taraftarları bedava biletlerle, otoparklarla, büfelerle, aylık bağladıkları maaşla susturup, tribünleri böldükce böldüler. Yani ilk işleri bizim ruhumuzu teslim almak, bizi biz yapan özellikleri çalmak oldu. Gökçekler görevi devraldıldan sonra hiçbir sözlerini tutmadılar. Ne tribünde ne de takım içerisinde huzur kaldı. Bu duruma daha fazla dayanamayan Ankaragüçlüler, Gökceklerin seçildiği kongrede usulsüzlük olduğunu belirtip mahkemeye başvurdu. Mahkemenin sonucunda da Gökcek yönetimi düştü ve Yargı görevi son başkan Cengiz Topel Yıldırım’a verdi.

Gökcek yönetimi arkasında koca bi enkaz bırakıp gitti. Haklarında ortaya konan iddialar ise felaketin habercisiydi: “Yaklaşık iki sene süresince fahiş fiyatlarla sözleşme imzalattıkları futbolcuların paralarını elden ödeyerek futbolcuları hiç para almamış gibi gösterdiler. Mahkeme kararı ile görevden düşünce futbolculara “TFF’ye başvurup sözleşmenizi iptal ettirin” direktifi vererek getirdikleri bütün futbolcuların sözleşmesini iptal ettirmelerini sağladılar, kulüp futbolculardan bonservis parası kazanamadığı yetmezmiş gibi Gökcekler futbolcuların bonservislerini ceplerinden vermiş gibi gösterip MKE Ankaragücü’nün borç hanesine yazdılar. Saray Tesisine aylık 200 Bin Lira kira yazarak görevden gidince olmayan kira bedelini de MKE Ankaragücü’ne yazdılar.” Bu paraların ödenmesi için mahkemeye başvurdular ve MKE Ankaragücü’nün televizyon, reklam, iddaa, maç bileti satışı vs gelirlerine temlik konuldu, kulübe üst üste hacizler geldi, elde kalan 17-20 yaşındaki futbolcularımızla adeta varolma mücadelesi verdik. Sivas’ta karın,soğun altında futbolcu çocuklarımız ikinci yarıya çıkacak ikinci bi formaları olmadığı için ıslak formalarla mücadele ettiler, futbolcularımız tesislerde yemek bile yiyemeden kamp yaptılar, suları-elektrikleri kesildi taraftarlar para toplayarak kulübe yardımcı oldular.

ankara_3

Son üç yılda adını ve sayısını hatırlamadığımız başkanlar gelip gitti. İçlerinde Atilla Süslü gibi gerçek Ankaragüçlüler olsa da gelip gidenlerin kulübe hiçbir katkısı olmadı tam tersi Sami Altınyuva gibi klübün gelirlerini ve Gaziantepspor’a satılan Turgut Doğan Şahin’in parasını alıp kaçanlar da oldu. Gelinen son noktada ise; İ.Melih Gökcek yandaşlarından eski Ankara Umumi Otomobilciler ve Şoförler Odası Başkanı yeni Ankara Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Mehmet Yiğiner’in başlattığı DİRİLİŞ mücadelesinde eski günlerimize dönmek için çırpınıyoruz. Kulübün Anonim Şirketi yapılması gündemde ve buna kesinlikle karşıyız. Bizim en büyük gurur kaynağımız olan, Kurtuluş Savaşı’nda cepheye top,tüfek yapan İmalat-ı Harbiye’nin yani Makine ve Kimya Endüstrisi’nin kaldırılıp atılmasına -bizlere yakın dönemde yönetimin yaptırdığı gibi kurşun yağdırsalar bile- göz yummayacağız! Tabi bu dönemde İ.Melih Gökcek’in MKE Ankaragücü’nü bitirme sevdası yine harmanlandığı için en büyük mücadeleyi ona karşı veriyoruz ve bu yüzden diyoruz ki;
ANKARAGÜCÜ DÜŞTÜ
MELİH GÖKCEK DE DÜŞECEK !

Alberto Granado

“Bu yazı, Sokak Fanzinin Altıncı sayısında yayımlanmıştır”

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

galacasual