Kara Kızıl’dan Gençlerbirliği – Bursaspor Maç Notları

İlk iş olarak Gençlerbirliği taraftar grupları olarak toplandık kafa kafaya verdik. Ortak karar aldık, maç öncesi dağıtılmak üzere ortak bir bildiri hazırladık. Maç öncesi hazırladığımız bildiriyi maça gelen futbolseverlere dağıttık, derdimizi anlatmaya çalıştık. Turnikelere geldiğimizde ise enteresan bir sürprizle karşılaştık. “Birilerinin” zengin edilerek kurulan son teknoloji kart okuma sistemleri, kameralar ve led ekranlar nedense çalışmıyordu. Görevliler ellerinden geldiğince herkesi stada almaya çalıştılar.

Polisler ve güvenlik görevlileri ayan beyan aynı kombine kartı ile üst üste birkaç kez giriş yapılmasına göz yumdu. Kısaca e-bilet boykotunu akılları yettiğince delmeye çalıştılar. Onlar içeri e-bilete karşı kızgın Gençlerbirliği taraftarını içeri aldıklarının farkında değildi ama biz o turnikelerde neler olup bittiğinin gayet farkındaydık. Tüm bu çakallıklara rağmen boykot başarıya ulaştı ve bu sezon resmi rakamlara göre ortalama 10.000’e yakın futbolseverin takip ettiği Gençlerbirliği maçında sadece 2500 kişi vardı. Hem de takımımızın Avrupa Ligi için mücadele verdiği bir maçta. Bu bile yöneticilere önümüzdeki seneye dair önemli bir ip ucu olmadır. Öte yandan daha doğru düzgün bir tuvaleti, büfesi dahi olamayan bir statta cillop gibi led ekranlar gerçekten gözlerimizi yaşarttı.

 

9

İçeri girdiğimizde taraftarlar olarak pankartlarımızı ters çevirdik ve ortak kararımız gereği maçı sessizce izlemeye başladık. Taraftarın olmadığı, eğlenceden yoksun bir tribünün nasıl da çekilmez olduğunu göstermek istedik. Bunu yaparken sadece her on dakikada bir sesimizi e-bilete karşı yükselttik. Tribünün her yerinde ise taraftarların hazırladığı birbirinden güzel pankart ve dövizler vardı: “e-bilete hayır”, “müşteri değiliz taraftarız” ve belki de en anlamlısı: “cezasız takıma en büyük ceza: e-bilet”. Bu pankartın anlamı şudur: Bugüne kadar şiddet ve ya kötü tezahürat görmemiş Gençlerbirliği tribünlerinde olmayan bir şeyi bitireceğini iddia eden bir uygulama ile karşı karşıyayız.

7

Ve dakika 46.. Devre boyunca sessiz kalmaktan buram buram bunaldık, devre arasında patladık ve sevdamız Gençlerbirliği için 15 dakika boyunca gırtlak patlattık. Ama dakika 46’ya geldiğinde bize de yol göründü, takımımızı tribüne çağırıp vedalaştıktan sonra pankartlarımızı toplayıp ağır ağır stadı terk ettik. Stadı terk ederken Tosic tribünleri alkışladı, Jimmy ellerini iki yana açıp bize desteğini iletti, sosyal medya Gençlerbirliği taraftarlarının onurlu duruşunu konuşmaya başladı. Ama bizi en çok sevindiren altyapımızdan yetişmiş Doğa Kaya’nın canlı yayında e-bilete karşı yaptığı açıklamaydı. Biz stadı terk ettik ama statta kalan azami 1000 futbolsever e-bileti protesto etmeye devam etti. Biz de Kızılay’da “Bırakın Gençler Oynasın” pankartı arkasında sesimizi yükseltmeye devam ettik: Bu daha başlangıç, mücadeleye devam!

6

Sonuçta maç bizim için gayri resmi olarak devre arasında 0-0 bitse de Zec’in resmi skoru belirledi: 1-0

Tüm bu yaşananalar, tribünlerin birlik olması, zorbalığa el ele verip karşı durması bizlere şunu öğretiyor: Gücümüz BİRLİĞİmizden gelir, birlik olursak bizi kimse yenemez!

http://fckarakizil.tumblr.com

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

galacasual