Kaledeki Yalnızlık | Film Yazıları

Futbolda kale dramatik bir bölgedir ve çoğunlukla kaleciler saha içinde yalnızdır
Volga Sorgu,oyunda arkadaşlarına sırtını dönmeyen tek oyuncuyu;kaleciyi beyaz perdeye taşıdı. Dar alanda kısa Paslaşmalar’da “Hacı’nın” dediği gibi: “futbol şahsi beceri gerektirir; ama aslında bir takım oyunudur. iyi bir takımın yoksa kaybedersin” kaleci Nurettin gölü yiyor ama vurduran defansın hiç mi suçu yok?

Bu film bir kaybedenin hikayesi. daha doğrusu hiç kazanmamış olanın.
kariyerinin en parlak döneminde 2. ligden teklif alan Nurettin,transferin yanında aldığı araba ile trafik kazası yapar ve karısı bu kazada can verir.

Bu olaydan sonra Nurettin ve oğlu için hayat terse döner. film Nurettin’in 8 gol yediği bir maçla baslar. çok takım 8 gol yemiştir ama bizim aklımızda sanki hepsinin sorumlusu oymuş gibi kaleciler kalır Kova Yaşar,Hayrettin,Hakan Arıkan gibi…
Nurettin yaşının da etkisiyle göz sağlığını yitirir,ergenlik çağındaki oğlunun sorunları ve sefalet de ustune eklenince hayat iyice zora girer. Almanya’dan gelen baldızı Zenoş hayatlarına biraz renk katar. oğlu Feyyaz okulda işleri yoluna koyarken Nurettin de her şeyden vazgeçip oğlunu dershaneye gönderebilmek için bir lunaparkta çalışmaya baslar. ama borçlar için yeterli olmaz,hurda arabasını bile satmaya kalkan Nurettin’e kariyerinin son maçı için bir şike teklifi gelir. burada filme ara verip filmin oyuncu kadrosu ve ruhu ile ilgili bir hatırlatma yapmak istiyorum. filmin Oyuncularından futbolcu Ümit Karan bu amatör ruhlu Futbol filminin gösterime girmesinden sadece bir ay sonra 3 Temmuz 2011 günü şike suçundan cezaevine girecek ve 1 yıl hapiste kalacaktır. bu ironiyi tahmin etmek tabi ki mümkün değildir ama filme yakismayan bir isim olarak not edebiliriz. Almanya’dan gelen gurbetçi teyze rolündeki Özlem Tekin pek iyi bir is çıkartamazken usta oyuncu Erkan Can yine formunda. başrol Numan Çakır ise tüm eksikleri kapatmaya çalışan oyunculuğuyla göz dolduruyor. güzel bir futbol filmi,Volga Sorgu’nun ilk filmi olduğundan Sırrı Süreyya’dan alıntı yapıp “kusur görene aittir” diyorum. Sinemamızda az çekilen,çekilse de ilgi duymayan tür olan futbol filmlerini Sopalı Pankart olarak destekliyor,artmalarını temenni ediyoruz. Amatör ruhlu bir film olan Kaledeki Yalnızlık’da tribüncüleri sahici tribüncülerin oynadığını bilmek de yeni öğrendiğim güzel bir not. birlikte “sopalı pankart” boyayabilecegimiz güzel abilerdendir Nurettin.

Htekdal

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin