EL EMEĞİ,GÖZ NURU

Öncelikle bu ayın konusu “pankart” olduğu için bu başlığı seçtiğimi belirtmek isterim.Pankart konusuna gelince pankartlar türüne göre ayrılır:El emeği pankartlar ile dijital pankartlar.Şahsen dijital pankartı açıklamak bile istemiyorum ama yazıyı kaleme aldık bir kere.Dijital pankart el emeği pankarta göre hiçbir çaba gerektirmez.Genelde dijital pankart yapan/yaptıranlar passoligin de destekçisi olurlar.Dijital pankart yaptırmadığım için bu konuda pek bir bilgiye sahip değilim ve daha fazla açıklayamayacağım.El emeği pankarta gelecek olursak bu konu hakkında uzun uzun yazabilirim ama sizi sıkmamak için geyik yapmadan el emeği pankart hakkında görüşlerimi ve anılarımı paylaşacağım.Plastik ve yağlı boya ile Amerikan kumaşına yapılan pankartlar el emeği pankarttır.

IMG-20141018-WA0037

Sprey ile yapılan , protestoda ya da anlık bir olayı ifade etmekte kullanılan tek veya 2-3 maçlık etkiye sahip pankartları el emeği pankart kategorisine sokmuyorum çünkü bu tip pankartlara çok fazla emek harcanmıyor.Bu tip pankartlara el ile yapılan pankart diyebiliriz.Yağlı boya ya da su bazlı plastik boyalar ile boyanan , tribünün klas simgelerinden birisi olan, “fırça” ile yapılan pankartlar ise en sevdiğim pankart türüdür.Her yiğidin ayrı yoğurt yiyişi olduğu gibi her tribüncününde kendine has tarzı vardır.Kimisi projeksiyon yardımı ile , kimisi iyi resim çizen birinin yardımı ile , kimisi de göz kararıyla yazacağını yazar , çizeceğini çizer.

Bu örnekler arttırılabilir tabii.Biz ise resim çizme yeteneği iyi olan bir abimizden yardım alıyoruz.Eskişehirspor tribünlerinin neredeyse tüm koreografilerinde , el emeği pankartlarında , graffitilerinde bu abimizin emeği vardır.Hakkı asla ödenmez.E haliyle bizde Ultras MCMLXV olarak el emeği pankartlarımız için bu çizer abimizi rahatsız ettik.Pankart yapmak maliyetli iştir ve bizimde maddi desteğe ihtiyacımız olduğundan çok fazla kar amacı gütmeden , kartvizit boyutundaki “BABANIZ ESKİŞEHİRSPOR!” stickerı çıkartıp , sattık.Kazandığımız tüm parayı Amerikan kumaşı , kalem , board marker , cetvel , koli bandı , farklı boylarda fırça , farklı renklerde boya , hışır örtü gibi pankart yapmakta ihtiyacımız olan malzemeleri almakta harcadık.Yetmediği yerlerde cebimizden verdik.Bir yandan pankart malzemeleri temin ederken diğer taraftan yapacağımız pankartların tasarımlarındaki son rötuşları düzenliyorduk.Pankart tasarımlarının her birini renkli kuşe kağıdına bastıktan sonra Amerikan kumaşlarını , kuşe kağıtlarıyla birlikte çizer abimize takdim ettik.

Çizen abimiz işinden sonra , boşta kaldığı zamanlarda , arkadaşlarıyla buluşmaktan vazgeçerek bizim pankartlarımızı tamamladı hemde hiçbir ücret talep etmeden.Zaten tribünün güzel yanlarından biri de herhangi bir şeye ihtiyacın olduğunda çalacağın kapının , arayacağın numaranın olması ve o işini karşılıksız yapacağını bilmen değil midir?Yapacağımız her pankartın derin bir anlamı vardı , bana göre en anlamlı 3 pankart şunlar:”Unutulmayacaksınız , SJFC&ESES ve Modern Futbola Hayır!.”Unutulmayacaksınız pankartında Eskişehirsporumuzun 2 futbol şehidinin vectorünü alıp beyaz kumaşa siyah boya ile aktardık.Matem havasını vermek için siyah renkten başka bir renkte boya kullanmadık.Sinan Alağaç ile Ediz Bahtiyaroğlu’nu unutmayacağımızı her maç bu pankartı asarak göstereceğiz.

SJFC&ESES pankartında ise yaklaşık 2 sene önce Avrupa Kupasında eşleştiğimiz İskoçya takımı için yaptık.SJFC , SaintJohnstone Football Club’ın kısaltmasıdır.Eskişehir Barlar Sokağında başlayan bu dostluk , Eskişehir Atatürk Stadında adeta bir kardeşliğe dönüştü.Hatta o maçta gol atan futbolcularımızın(şimdi bu futbolcuların adını dahi anmak istemiyorum) golüne içten sevinemedim bile.Saint Johnstone maçında Eskişehir’de olan Eskişehirsporlu o günleri unutamaz.Hele Barlar Sokağında İskoç kardeşlerimizle birlikte içtiğim biraların hayatımda içtiğim en lezzetli biralar olduğunu söyleyebilirim.Biranın lezzeti kalitesinden değil ortamın güzelliğinden tabiikide.Modern Futbola Hayır! pankartında endüstirinin ta sanayi devrimiyle başlayan ve sanayi devriminde başrol oynayan simgesi fabrikayı kullandık.Endüstriyelleşmiş modern futboldan nefret ediyoruz.Büyük babamızın ve babamızın zamanındaki rantız , temiz , endüstiriyelleşmemiş futbolun aşığıyız.

IMG-20141018-WA0033

IMG-20140928-WA0001

 

Diğer pankartlarımız grubumuzun adı ve yeni simgesini içeren ULTRAS MCMLXV ile UEFA MAFIA pankartı oldu.Ultras World , Ultras Tifo gibi dünya çapında tanınan ve prestijli ultra sayfalarının en beğendiği pankart UEFA MAFIA oldu.Bu pankartımızın çok beğenilmesinin nedeni bence buram buram el emeği kokması ve güzel bir hazırlık maçı deplasmanına(Balıkesir) giderken çekilmiş olmasıdır.UEFA MAFIA pankarını neden yaptınız diye sorarsanız Türkiye Kupasında final oynayıp Avrupa’ya gidemediğimizdendir.Kısacası tüm şehrin hakkının yenmesidir.Tüm şehir diyorum çünkü 7 Mayıs 2014 Çarşamba günü bütün şehir kupa için kitlenmişti.Konya’ya on binlerce Eskişehirspor taraftarı deplase olmuştu.

800.000 kişilik şehirden 90 dakika için 10 binler gidiyorsa bu olayı bir kitlesel göç olarak nitelendirebiliriz.Başka şehirlereen hatta çeşitli ülkelerden bu maça gelenlerde azımsanmayacak derecede çoktu.Gurbette yaşayan Eskişehirsporlu taraftarlar ve İskoçya’daki St.Johnstone taraftarları bile bu maç için Türkiye’ye gelmişti.Hikayelerle büyüyen çocuklar kupaya artık çok yakındı.Ne yazık ki kupa bizim ellerimizde yükselemedi ama en azından Avrupa Kupasına katılmaya hak kazanmıştık tek tesellimiz Avrupa idi.UEFA’nın verdiği yanlış karar ile şike yaptığımız belirtilmiş bizim yerimize Bursaspor’un Avrupa’ya gitmesini onaylamıştı.Anadolunun diğer devrimcisi Bursaspor Avrupa Kupasındaki ilk maçında Gürcistan’ın Chikhura Sachkhere takımına elenmesi sizce de ilahi adalet değil midir?

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin