Asi ve Duygusal

Her Galatasaraylının ayrı bir değeri vardır. Hiçbir Galatasaraylı diğerinden üstün değildir. Galatasaraylılığı kimse kimseye veremez, kimseden de alamaz. Herkesin vaktine göre nakdine göre fikrine göre Galatasaray’a hizmeti vardır.Evet bu sözlerin sahibi Amigo Mehmet’i saygıyla anıyorum..
Ne diyordu Galatasaray Marşında..? ‘’Sporun Beşiği Galatasaray’’..Galatasaray bir takım olarak sporun Türkiye’deki beşiğidir evet..Peki ya Galatasaray tribünü..? Sporda Galatasaray’ın üstlendiği bu görevi taraftarlıkta Galatasaray Tribünü üstleniyor..

Bir tribün düşünün 1905’te kurulduğu ilk andan itibaren müdavimlerinin birbirlerine sırt verdiği.. Mektebi Sultaninin evlatlarının oluşturduğu, Karınca Ezmelerin Amigo Orhanların Amigo Varol’ların devamını getirdiği,bir sürü isimsiz kahramanın, şimdilerde bizlere miras bıraktığı bir tribün..

Ultras kültürünü incelemeyeceğim.. Ama bana kalırsa bu kelimenin kökeni kardeşlik..Eğer bir ortamda sırtını dönmeye gerek bulmadan  tutkunun peşinden gidebiliyorsan gerçek bir ultras ruhuna sahipsin demektir.
İsmen her ne kadar 90’ların sonu 2000’lerin başı gibi tribünümüze geldiyse de ultras kavramı, manen Galatasaray tribünün oluştuğu 1905’te oluştu..
Şimdilerde olduğu gibi o zamanlar kombine yoktu,e-bilet yoktu..Sevgi saygı kardeşlik vardı..Tek rant karşılıksız olan sevgindi takımına karşı.. Geceden gittiğin inönü’de Ali Sami Yen’de kapalıyı kapma mücadelesiydi..
Flamacı Uğur’du,1 hafta uyumadan 80 metre pankartı rengi solmasın diye sulu boya fırçasıyla ilmek ilmek boyamaktı sevgi.. Herkes galibiyet sevincini kutlamaya giderken ışıkları kapanmış Sami Yen’de flamaları toplamaktı.Çıkan olayda yaralanan arkadaşını götürdükleri hastaneden dönene kadar bindiğiniz trenin kalkmasını önlemek için raylara yatmaktı sevgi..

Yapılan deplasman organizasyonunda satılan bilet parasını emanet ettiğin adamlar çaldıktan sonra,ben millete ne derim diye nişan yüzüğünü satıp parayı toparlamaktı..Hiç kimse bilmeden..

Sonra o güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler..Kimi ebediyete göçtü..Kimi,Ali Sami Yen’le beraber kaybolup gitti..Hayatında polis nedir bilmeyen adama nezarethane kaşarı olmayı becertecek kadar asi, polisin vurduğu jop arkadaşına gelmesin diye kafasını uzatan duygusal bir tribündür Galatasaray Tribünü..

Yıllar evvel kombine sistemi çıktığında anlamalıydık aslında..kapalıyı tel örgüyle  böldüklerinde kartlı kartsız diye..Başımıza daha büyük hadiseler açılacağını..Şimdi de e-bilet’i çıkardılar başımıza..O kartlı sistemin çıktığı sezonun ertesi sezonu Galatasaray tribünü içerisinde devrim olmuş ve Kadıköylü Aslanlar kurulmuştu..( 780 meşaleyle dünya rekoru kırdığımız Fenerbahçe maçını hatırlayanlar o organizasyonu yapanları çok çabuk unuttu..) Bizler rakiplere hava atarken onlar 1 hafta nezarette kaldı..

Kombine sisteminden sonra oluşan bu devrimin e-bilet sonrası içinde olacağını tabiî ki hiç kimse beklemiyor..
Ama sokaklar başlıyor bu seferde..Ve asıl devrim sokaklarda olacak..Ellerimizde sopalılarla..

stay_ultra

Paylaş..Share on TumblrPrint this pagePin on PinterestShare on Google+Tweet about this on TwitterShare on FacebookEmail this to someone

admin